Üniversite mezunlarının durumuna değinmek

1.840 defa okundu. kategorisinde, 07 Şub 2017 - 02:08 tarihinde yayımlandı.
Üniversite mezunlarının durumuna değinmek

İstihdamdan pay alamayan veya kendi mesleklerini yapamayan üniversite mezunlarının durumu ve iş fikirlerine değinmek

İnsanı yaşamı boyunca mutlu ve huzurlu kılmada belli başlı iki ana unsur şüphesiz “iş ve eş” seçimidir. Bu yazımızda ise bizler; sadece iş, kariyer ve çalışma konuları üzerinde durarak birkaç tespite ve öneriye yer vereceğiz. Özelde ise, istihdamdan pay alamayan veya kendi mesleklerini yapamayan üniversite mezunlarının durumunu ele alacağız.

Birey çevresindeki diğer bireylere faydalı olma, hayat standartlarını yakalama, standartların üstüne çıkma ve aynı zamanda refah düzeyini artırma evresinde kesinlikle sevdiği işi ya da kendi mesleğini yapmalıdır. Bu durumlar, yukarıda saydığımız “mutlu ve huzurlu olmak” gibi hayatın tuzu ve biberi olan olmazsa olmaz değişkenlerin gerçekleşmesini sağlayan başlıca kurallar arasındadır. Çünkü hayatın ışıltılı bir sahnesi olan kariyer, büyük ölçüde bireyin ya da bireylerin sahip olduğu, sevdiği ve kabullendiği işi veya mesleği yapmasıyla mümkün olmaktadır. Kariyer ise başlı başına kişinin kendini kanıtlamasında ve bunun uzantısı olarak sahici mutluluğun ortaya çıkmasında etkili bir kavramdır.

Esasen burada şu sorular devreye girmektedir;

  1. Günümüz Türkiye’sinde yaşayan bireyler sevdiği işi veya kendi mesleğini yapabilme hakkına sahip midir?
  2. Bu durum ne ölçüde mümkündür ve hususi olarak üniversite mezunlarının istihdamı hakkında neler söylenebilir?

 Yukarıdaki soruları mümkün olduğunca çoğaltabiliriz.

Ne yazık ki, ülkemiz özelinde -kime sorulursa sorulsun- yukarıdaki sorulara ve türevlerine verilecek cevaplar karnemizin pek de iyi olmadığını gözler önüne sermektedir. Bu kötü karnenin ortaya çıkmasında etkili olan (sadece konumuzla ilintili) temel sebepleri üç beş maddeyle aşağıda sıralayabiliriz;

  1. Özellikle vakıf üniversitelerinin sayısının, bölüm kontenjanlarının ve öğrenci sayısının 2000’li yılların başından itibaren ve özellikle günümüzde olağan dışı (beklenenin dışında) şekilde artması, (Bkz. Sosyal Hizmet Lisans Bölümü)
  2. Öğrencilerin lise yıllarından itibaren gerek aile gerek belli ölçüde çevresi tarafından, ilgi duyduğu alanlardan ziyade ilerleyen süreçte ataması kolay olan mesleklere yönlendirilmesi ve bunun sonucunda ilgili popüler bölümlerin kontenjanlarının ve mezunlarının abartılı şekilde arttırılması,
  3. Üniversite okumanın günümüz Türkiye’sinde popüler ve yaygın bir gerçeklik olması,
  4. Üniversite bitimi sonrası bireylerin özel sektörden ziyade büyük oranda kamu kurumlarına atanma düşünceleri,
  5. Mezunların ya da hali hazırda okuyan kesimin kendini yeterli düzeyde geliştirmemesi ve az emekle çok kazanç sağlama düşüncesi şeklinde sıralayabiliriz.

Yukarıdaki maddeleri çoğaltmak pekâlâ mümkündür. Fakat konumuzun dışına çıkmadan yazımıza devam edelim.

Yukarıdaki maddeler sadece küçük birer tespitten ibarettir. Fakat günümüz Türkiye’sinde kime sorulursa sorulsun, 10 kişiden 5 ya da 6’sı (ya da daha fazlası) devlet ya da vakıf üniversitelerinin herhangi bir bölümünde okuyor ya da mezun olmuş durumdadır. Hal böyleyken akıllarda istihdam sorusu yer etmektedir. Elbette günümüz şartlarında istihdamdan pay alabilmek ve daha elverişli bir hayata sahip olabilmek için üniversite okumanın mutlak bir şart ve zorunluluk olduğu aşikârdır. Ancak asıl mesele üniversitede kariyer noktasında neler yapıldığıdır.

Ne yazık ki birçok kişi üniversite okusa da mezun olduktan sonra istihdam sorununu belli ölçüde yaşamaktadırlar. Bu türden durumlarda da kişiler hayatlarını idame ettirebilmek için “istedikleri” işler de değil, “bulabildikleri” işler de çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Günümüzde sevmedikleri işte çalışmak zorunda olanların sayısının az olmadığı ise herkes tarafından bilinen bir gerçektir.

Görünür örnekler ile devam edelim. Beş yıl öncesine kadar 55-60 KPSS puanlıyla ataması gerçekleştirilen Sosyal Hizmet Uzmanlarının 2017 yılında 85-90 puanlar ile atandığını görmekteyiz. Ne yazık ki birçok Sosyal Hizmet lisans programı mezunu kişilerin şuan işsiz ya da farklı işlerle uğraştığını görmekteyiz.

Bir diğer açıdan öğretmenlik bölümlerini kazanmak için çaba sarf eden birçok genç öğretmen adayı atanamadıkları için farklı işlerde çalışmakta ve bu durumla ilgili haberler de hemen her gün gerek görsel, gerek yazılı medyada yerini almaktadır.

Bunlar gibi birçok meslek dalı ile ilgili örneklere yer vermek elbette mümkündür.

İş sahibi olamamanın sebeplerinden birisi de ülkemizde özel kurum, kuruluş ya da şirketler aracılığıyla başlangıç maaşı olarak genellikle asgari ücretin verilmesidir. Birçok üniversite mezunu birey büyük oranda arkalarında bıraktıkları tüketim alışkanlığından ötürü miktarı az bulduğu için veya yıllarca çalışmış deneyim sahibi kişiler verilen asgari ücretin donanımlarını karşılamadığı gerekçesiyle asgari ücreti tercih etmemektedirler. Evet, asgari ücret lüks tüketimi ve yıllarca verilen emekleri karşılamada yeterli olmayabilir. Fakat asgari ücret ile geçinen milyonlarca ailenin var olduğunu da unutmamak gerekir.

Bir başka açıdan, eğer birey kendi mesleğinde ya da diğer sektörlerde kendini ispatlar ve çalıştığı kuruma katkı sağlarsa bu çaba, maaş ve terfi olarak kişiye er ya da geç şüphesiz geri dönecektir. Kişi gerek iş, gerek kişisel gelişim noktasında bir ömür boyu kendini gelişmeye açık olursa ya da bir başka deyişle en büyük yatırımın “kendine yatırım yapmak” olduğunun farkındalığını yakalarsa mutlaka hak ettiği değeri ve maaşı da alacaktır.

Peki, mezuniyet sonrası kendi mesleğini yapamayan kişiler ne yapmalı? Hayalini kurduğu hayat standardını nasıl yakalamalı ve hangi işe yönelmeli?

Az buçuk sermayeye sahip kişiler devlet ve özel destekler ile hem ilgi duydukları sektörlerde hem de kendi mesleğinde girişimci olabilir, farklı alanlarda ticarete atılabilir, yetenek ve uzmanlıklarını bu alanda da gösterebilirler. Maddi durumu iş kurmak için yeterli olmayanlar ise kendilerini kariyer noktasında geliştirmeye yani kendine yatırım yapmaya devam etmelidir. Aynı zamanda istihdam alanı geniş olan, bilişim dünyası (yazılım), farklı boyutlarda e-ticaret gibi sektörlere de yönelerek daha kolay iş bulabilirler. Bu iş fikirlerini çoğaltmak pekâlâ mümkündür.

Vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. Bu konuda sizin de yorumlarınızı öğrenmek isteriz. Aşağıdaki yorum kısmından görüşlerinizi bildirebilirsiniz. Dilerseniz bu yazıyı AKTİF LİNK olacak şekilde kaynak göstererek sitenizde ve sosyal medyada paylaşabilirsiniz.

Etiketler ve Anahtar Kelimeler
Haber Editörü: Yazarın Tüm Yazılarını Gör »
Merhaba. Bu makale, kariyer, bilgi, haber ve gönüllü bilgilendirme platformu 2017 yılının Şubat yılında kurulmuştur. Tamamen ücretsiz olmakla birlikte gündemi, güncel memur personel alım, akademi haberlerini, sınavlara ilişkin bilgilendirmeleri ve daha fazlasını bu haber sitesi aracılığıyla yayımlar.
11 Yorum Yapılmış.
  • Orakci BlogCevapla

    Değinecek ne var ki hepimiz diplomalı işsiz gençleriz nereye gidecek bu devlet böyle . Biz nasıl iş sahibi olacağız.

    Mar 28, 2017 00:49
  • Ballı SopranoCevapla

    Maalesef ülkemizde pek çok kişi istediği, hayal ettiği ya da okuyup mezun olduğu mesleği yapamıyor. İstihdam alanları yaratmak gerekiyor.

    Nis 09, 2017 21:21
  • spinelessCevapla

    Mezuniyet sonrası gerçekten yol gösterici bir yazı olmuş

    Nis 10, 2017 00:25
  • Bilen CevaplasinCevapla

    isdihdam seferine bi biz mi katılamıyoruz arkadaş 1 milyon kişi katılmış diyorlar hani nerde ilanlar nerde personel alınıyor 33 kişi başvuranların sayısını mı hesaplıyorlar arkadaş

    Nis 12, 2017 09:00
  • ağır ceza avukatıCevapla

    Ülkemizdeki bir çok okumuş okuyamamış, yeteneği olmasına rağmen arada kaynamışo kadar çok dostumuz var ki. Bunların önüne geçmez bu zamanda çok zor gibi.

    Nis 12, 2017 13:38
  • kalbimomerCevapla

    Güzel bilgilendirici bir yazı olmuş elinize sağlık

    Nis 13, 2017 21:48
  • oktay demirCevapla

    vallah herkes bir hayal kuuyor kurduğu için ya yapılıyor ya yapılmıyor ama türkiyemizde işsiz insanlae çok

    Nis 15, 2017 13:12
  • Sunucu HatalarıCevapla

    İş fikirleri gerçekten güzel söylemişsiniz. Bu tarz yardımcı makaleler daha fazla gelse çok iyi olur.

    Nis 18, 2017 16:52
  • Dilara PekerCevapla

    Çok faydalı bir yazı olmuş teşekkürler..

    Nis 19, 2017 20:05
  • VizyonbazCevapla

    Diyedek ne var ki hepimiz diplomalı işsiz gençleriz… Yazık Bize…

    Nis 21, 2017 18:26
  • sokratesCevapla

    Kafamızı kullanırsak yapacak çok iş var. ama işte ülkemizin genel sorunu olsa gerek memur olan grafik tasarımcı oluyor grafik tasarımcı olan polis oluyor vb. öyle dengesiz dengesiz şeyler.

    Nis 22, 2017 00:06